Bozcaada. Ne zaman gitmeli? Nerede kalmalı? Nerede yemeli?

 

Son bir kaç senedir her yıl yaklaşık bir ayımı Bozcaada’da geçiriyorum. Arkadaşlarıma muhtarlığa adaylığını koy diyecek kadar uzun geliyor, ama bana nedense yetmiyor :)

Hali ile Bozcaada’ya gidecek olanlardan çok fazla soru alıyorum. Nerede kalalım? Ne yiyelim? Ne yapmadan dönmeyelim? İşte bu blog arkadaşlarım için yazıldı, tamamen kişisel zevklerden oluşmaktadır, yanlış yönlendirirsem şimdiden affola.

Ne zaman gitmeli?

Ada sezonu Mayıs gibi başlıyor, Ekim gibi bitiyor. Sezonun başlamasına sebep elbette havaların ısınması ve mekanların birer birer açılması. 23 Nisan tatili ile birlikte mekanların birer ikişer açıldığını görebilsekte adanın asıl sezonu resmi olmayan şekli ile 19 Mayıs tatil dönemi. Bütün mekanlar bu döneme hazırlıklarını yetiştirmeye çalışıyorlar. Bir kaç senedir Mayısın ikinci haftası New Balance koşusu olduğu için sezon açılış tarihleri iyice karıştı gibi, ama adaya insan geliyorsa mekanlar açık diye düşünebilirsiniz :)

Adaya genelde cuma-pazar 3 gün geliniyor. Ama bence adanın en güzel günü semt pazarının kurulduğu Çarşamba günü. Köylülerden alışveriş yapmanın tadına doyum olmaz. Pazar kurulmasının haricinde merkezde 7 gün reçel, kurutulmuş adaçayı, kekik, nane gibi ürünler bulmak mümkün.

Her hafta çarşamba günleri Bozcaada'nın pazarı kuruluyor.
Her hafta çarşamba günleri Bozcaada’nın pazarı kuruluyor.

 

Geliş döneminin bir diğer kriteri de deniz sıcaklığı. Bozcaada’nın denizi çok soğuk diye duymuş olabilirsiniz. Kesinlikle abartmıyorlar. Adaya ilk defa geldiğim 1992 senesinden aklımda kalan en büyük anı; donduğum ve hissetmediğim için denizin soğukluğuna alıştığım yönünde :) Malesef denizin ısınması diye bir olayda olmadığı için işiniz şansa kalmış, bazen bir sıcak su akıntısı geçiyor ve denizin suyu ısınıveriyor, ama dediğim gibi çok ender ve tamamen şans.

Nerede kalmalı?

Bu tamamen sizin konaklama beklentinize göre değişir. Eğer çocuklarınızla gelmişseniz doğanın içerisinde bağ evi ya da çiftlik tarzı konaklama yerlerinden de seçebilirsiniz, çadırınızı alıp çadır kamplarından birinde de konaklayabilirsiniz. Adanın merkezinde çok fazla pansiyon ve otel var. Bütçenize göre mutlaka bir seçenek bulursunuz. Sen nerede kalıyorsun diye sorarsanız, ben aileden şanslıyım konaklamaya para vermiyorum J Ama ev dolu olsa nerede kalırsın derseniz; adanın arkasında Habbele Koyu ile Sulubahçe arasındaki Bertiz Otel, biraz pahalı ama çok şık bir konaklama yeri, harika bir iskelesi var, kesinlikle 2,3 gün kalmak isterdim.

Arkadaşlarımın kalıp memnun kaldığı mekanlar;

Gümüş Otel – tam merkezde.

Aral Çiftlik Evi – çocuklular için şahane.

Ayana Konukevi – Rum mahallesinde 3 odalı bir pansiyon.

Nerede yemeli?  

İşte bu konu beş yıldızlı uzmanlık sorusu. Bence ada yeme-içme konularında çok seçeneğe sahip gibi görünse de hala alternatif açısından bence yetersiz, ama korkmayın aç kalmazsınız. Her ne kadar Çeşme ve Bodrum kadar pahalı olmasa da Bozcaada’da sezonun kısa olması fiyatlara yansıyor. Açıkçası pek ekonomik bir tatil seçeneği değil. Menüyü kontrol edip oturmanızı öneriyorum.

Sabah Kahvaltısı genelde otel ve motellerde konaklamaya dahil. Ama buna rağmen ada bu konuda gerçekten güzel seçenekler sunuyor. Adanın reçelleri meşhur, bazı mekanlar pişi ve börekte yapıyor. Size gözüm kapalı, kendim de denediğim 4 mekan önerebilirim;

Çiçek Pastanesi (Alakart)

Asude Ada (Serpme)

Rengigül ArtCafe (Açık büfe)

Lazezar Kahvaltı Salonu (Alakart + Serpme)

Rengigül Art Cafe'de kahvaltı açık büfe.
Rengigül Art Cafe’de kahvaltı açık büfe.

 

Akşam yemeği denince adanın ana yemeği sanki rakı-balık :) Ama her gece içmek hem cüzdana hem sağlığa zarar diyorsanız elbet başka önerilerim de var.

Rakı-Balık için 2 ana kategori var. Bir grup restaurant eski limanda deniz kıyısında. Ama bir de Rum Mahallesindeki restaurantlar var ki, inanın sokakları kapatmalarından eve gitmekte zorlanıyoruz. En bilinenler; Sandal, Bade-i Aşk, Kapı14, Ada’m diye sayılabilir. Bu sezonun flaş ismi: Yalova Restaurant. Liman tarafında ise adanın ender yaz-kış açık restaurantlarından Şehir Restaurant başı çekiyor. İçki dahil 2 kişi yaklaşık 250-300 TL’yi gözden çıkartamıyorsanız hiç yanaşmayın bile.

Rakı-balık haricinde makarnadan köfteye, kokoreçten, mantı ve pide-lahmacuna farklı alternatifler bulmak mümkün.

Sizde benim gibi ev yemeği sevenlerdenseniz önerim Çömlek; alın tepsinizi hazır ev yemeklerinden en ekonomik seçimle doyun. Benim eşim biraz iştahlıdır (!) 2 kişi ortalama 50-70 TL’ye çıkabiliyoruz. (Çınaraltı kafe’nin hemen sağ çaprazında)

Adalılar nereye gidiyor derseniz bence gittikleri iki ana mekan var. Marina’nın orada sıralanan cafe’lerden Yaren Cafe ve Eski Liman’ın hemen arkasında yer alan Zübeyde Hanım’ın çay bahçesi. Yaren Cafe’nin hemen yanında minik bir kokoreç dükkanı da var, Yaren’e oturup bir bira ısmalayıp yanında kokoreç ile güzel bir deniz keyfi de yapabilirsiniz. Zübeyde Hanım’da ise bira tabağı, tost, köfte gibi tatlar bulmak mümkün.

Bu sene Çiçek Pastanesi’nin tam karşısına açıkan Kafa Cafe tutulmuşa benziyor. Hamburgerden Milk Shake’e şehir hayatından bir kaç gün bile uzak kalamayanlara seçenekler sunuyor.

Benim Rakı-Balık restaurantları haricinde en sevdiğim diğer bir alternatif Asude Ada. Çorba ile başlıyorum, güzel bir meze tabağı ısmarlıyorum. Artık o gün şansıma ne varsa biber dolması, balıkuçtu, pancarlı kısır ve humus’un tadına varıyorum. Sonrasında artık canım ne çekerse.. Et, köfte, makarna, balık.. menüde herkese uyacak lezzetler var.

Lahmacun, pide nerede yeriz diye sabırsızlandığınızı duyar gibiyim. Adada 2 alternatif var bu konuda. Biri hemen Polente’nin yanıbaşı. Bir diğeri ise Çiçek Pastane’sinin sağ çaprazı caminin hemen yanı. Zaten birinin ustası gidip diğerini açmış gibi durumlar var, çok farklı değiller. Kullandıkları malzemeler fena değil ama lahmacun hamurunun makina ile açıldığı mekanlar bunlar, beklentiyi çok yüksek tutmayın. Ama ekonomikler mi? Ada fiyatlarına göre kesinlikle evet.

 

Nerede denize girmeli?

Rüzgarın esişine göre adada rüzgarı atlayıp sakin denize girmek mümkün. Denize giderken merkezden ya da Adanın tam ortasındaki Opet’ten içecek ihtiyaçlarını çözümlemenizi öneririm. Çiçek pastanesi plaja da götürebileceğiniz güzel sandviçler yapıyor bu sene. Biraz meyve ve kuruyemişte alırsanız plaj ihtiyaçlarınızı bir restauranta gitmeden çözebilirsiniz. Plajlarda en fazla su, acur, mısır satan seyyar satıcılar geziyor. Plajlara özel aracınız haricinde merkezden kalkan minübüsler ile ulaşabiliyorsunuz.

Ayazma Plajı - adanın her zaman en kalabalık, en şenlikli plajı.
Ayazma Plajı – adanın her zaman en kalabalık, en şenlikli plajı.

 

Adanın güneyi genelde sakin. 3 kumsal-plaj var yan yana. Ayazma Plajı en meşhur olanı. Çevresindeki restaurantlar ve sosyal olanaklar (duş, tuvalet) sebebi ile özellikle aileler tarafından çok tutuluyor. Bir sonraki Sulubahçe, en dipteki ise Habbale. Aslında denizin birbirinden çok farkı yok. Ayazma ve Sulubahçe denize girerken daha kum, ayaklar acımıyor. Habbale daha taşlık ama sıfır yosunla benim için çok daha baştan çıkarıcı. Su sporları 3 plajda da şemsiye ve plaj sandalyesi kiralıyor, kontenjan sınırlı. Sulubahçe’de hiç tesis yok. Habbale’de Mitos Beach hizmet veriyor. Mitos Beach’de takılmasanız bile restaurantından faydalabilirsiniz.

Adanın merkezden çıktığınızda sol tarafında kalan yolda ise birbiri ardına daha sakin denize girebileceğiniz mekanlar sıralanıyor. Akvaryum Koyu ve Beylik Koyu en bilinenleri. Buralarda kiralık şemsiye, büfe, tuvalet yok.

Denize girmek için bir alternatifte tekne turları. Güneydeki gibi onlarca kişi ile bangır bangır müzik ile yapıldığını düşünmeyin sakın. Eğer rüzgar elveriyorsa adanın çevresinde tam tur yapmak mümkün. Kalabalık haftasonlarında ve bayram günlerinde arabayı çıkartma, park derdi olmadan 10.30 gibi çıkan turlarla akşamüstü 18.00’e kadar denize girmek çok keyifli oluyor. Öğlen yemeğindeki balık dahil kişibaşı 60 TL.

 

Nerede Eğlenelim?

Açıkçası ben Bozcaada’ya eğlenmeye değil kafamı dinlemeye geliyorum. Ama tercihlere saygım sonsuz :) Bildiğim mekanları şöyle sırayabilirim sizin için;

Polente

Adanın en eski, bilinen gençlik mekanı J Vapurdan iner inmez solda kalıyor, gözden kaçırmanıza imkan yok. Akşam hava karardıktan sonra mekanın enerjisi açığa çıkıyor. DJ müziği eşliğinde herkesin elinde biradır, kokteydir, ayakta takılmaca.

Eski Liman – Bar

Bu sene yeni açtılar, mekanın ismini bile ezberleyememişim :) Her gece canlı müzik var. İyi bir alternatif oldu eğlenmek isteyenler için. Gittin mi dersen, ihh ihh :)

Fuska Cafe

DJ müzikli başka bir mekan, kalenin arkasında kalıyor. Müdavimleri pek seviyor.

Salhane

9 seneden sonra kapılarını tekrar açan efsane mekan. Gündüz cafe, geceleri de bazen canlı konserlerin düzenlendiği etkinlik mekanı. Kalenin arkasından gidince adanın en dibi. Yıldızların şahane izlendiği bir mekan.

 

Ne yapmadan dönmemeli?

Bozcaada'da gün batımı kaçırılmaması gereken bir etkinlik.
Bozcaada’da gün batımı kaçırılmaması gereken bir etkinlik.

 

Güneşi batırmadan (Merkezden kalkan minibüsler var),

Tekne turu yapmadan (Benim favorim Okyanus Teknesi),

Rakı-balık ve mezelerin tadına bakmadan,

Şarap alışverişi yapmadan (Kuntra, Karalahna ve Çavuş üzümleri),

Kalenin önündeki cafelerden birinde keyif yapıp vapurların yanaşmasını seyretmeden,

Salhanede oturup yıldızları seyretmeden,

dönmeyin sakın.

İyi tatiller :)

Category : seyahat, yaşam