Amalfi – Sorrento- Salerno – Pompeii ve muhteşem Positano (Gezi notlarım)

8 günlük İtalya seyahatimizin en beklediğimiz durağını en sona bırakmıştık. Bu heyecanlı bekleyişten olsa gerek dağları, tepeleri, denizleri, hatta tünelleri aştık, sonunda Amalfi Sahillerine ulaşabildik.

3 gün – 2 gece gibi kısa bir süremiz vardı. Daha gitmeden ben bize bu süre yetmeyecek diye sızlanmaya başlamıştım. Ama o kadar güzel geçti ki, hem tadı damağımızda kaldı, hem de bize resimlere baktıkça iç çektirecek anılar kaldı :) Bize ikinci bir balayı gibi geldiğinden olacak, bence balayı için de harika bir rota. Hani planınız varsa aklınızda olsun.

Hangi dönemde gitmeyi öneririz?

Planlama en çok vakit alan şeydi. Alan büyük, yollarda mesafeler kısa ama gitmek hem virajlardan hem de yolun kalabalıklığından çok mümkün değil. Biz Eylül sonu gittiğimiz için bir kaç saat dışında trafikte bunalmadık ama bu bölgeye İtalya’da okullar tatil olduğunda gitmek bizce delilik. Amalfi’ye ne zaman mı gidilmeli? Bence Haziran başı, Eylül’ün 2. yarısı şahane dönemler :)

Eşim Pompeii’yi ziyaret etmeyi çok istiyordu, ben de hiç olmazsa bir güneşin batışını Positano’da yaşamak ve aslında bütün sahil bölgesini baştan aşağıya gezmek. Zaman az, yapılacak şey çok olunca bu şekilde bir planlama çıktı bize. Açıkçası harika planlamışız, süper gezdik :)

Nerede konaklamayı tercih ettik?

Öncelikle Amalfi sahiline baktık ama kalmak istediğim odaların fiyatları gecelik 200-300 Euro civarında idi. Aramaya devam ederken kriterler daha da netleşti. Hem Positano – Amalfi’ye yakın olsun, ama öte yandan da Pompeii’den rahat gelelim, hatta Sorrento’ya da ulaşalım derken Piano Di Sorrento bölgesinde San Pietro’nun hemen yakınındaki Residence L’incato ismindeki otelde karar kıldık. Otelde kalan bir kaç konuktan biri olduğumuz için her sabah mutfağımızda hazırladığımız kahvaltıyı terasta keyif yaparak ettik, otelin misafirperverliğinden çok memnun kaldık. Bir daha gitsek yine aynı bölgede kalırım. Bizim tercihimiz lüksten yana değildi ama eğer canınız lüks bir konaklama çekiyorsa inanın bu bölgede harika alternatifler de var. Otelin en büyük avantajı bu bölgeye ulaşırken Castallamare Di Stabia üzerinden tünelleri kullanıp Amalfi sahiline takılmadan hızlıca gelebilmek, bir de Positano’ya sadece 9.7 km uzaklıkta olması. Neden bu kadar önemli, üstünde duruyorsun diyebilirsiniz. Bizim otelden Amalfi kasabasına kadar olan sadece 25 km’lik yolu sahildeki trafik ve yoğunluk sebebi ile öğlene doğru yaklaşık 1,5 saatte aldığımızı itiraf etmem lazım. Temmuz ayında turist otobüsleri 10 değil de 100 taneyken bu yoldaki trafiği düşünmek istemedik bile, hakikaten ızdıraplı oluyordur.

2 gece 3 güne nereleri sıkıştırdık, konuyu uzatmamadan sadede geçiyorum :)

Pompeii

İnanılmaz büyük bir şehir. Efes’ten örnek verecek olursam sanki 6-7 katı gibi geldi bana. Yaklaşık 2,5 saat kadar bir vaktimiz vardı. Her anını değerlendirmek için Porta Marina ana kapısından girdik, Anfiteatro’nun altındaki çıkış kapısından çıktık. Evet araba bize 1,1 km uzakta kalmış oldu ama bu sayede öğlen için planladığımız Add’u Mimi‘ye de en yakın noktadan çıkmış olduk. Menüsü çeşitli, italyan yemeği adına her şey var. Fiyatlarda çok uygun. Biz iki kişi alkol almadan balık içeren başlangıç ve iki makarnaya 31 Euro verdik. Yemekler çok leziz, porsiyonlar doyurucu, serviste hızlı. Telefonun şarjı Pompeii’de bittiği için resim yok malesef. Yemek bitip hesabı öderken sahibi ile sohbete giriştik, bize digestive içkisinden ikram etti. Derken konu arabamızı ana girişin orada bıraktığımıza geldi. O anda sanki İtalya’da Pompeii’de değil de, Kuşadası Efes’te olduğumuzu hissettiren bir şey yaşadık. Servis elemanlarından birine seslendi, bizi arabası ile 1 küsür km uzaktaki ana girişe bıraktırdı. İtalya’ya 3. gidişim. Kuzeyi de Güneyi de gördüm ama böyle misafirperverlik görmedim.

Pompeii’ye gelecek olursam evet küllerin altında kalmasından ötürü inanılmaz korunmuş. Medeniyetin düzeyini, yaşamlarını çok net hissedebiliyorsun. Ama beni bütün zenginliklerine rağmen hep bir kaç saat içinde nasıl küller altında kaldıkları, ölümden kaçamayışları etkiliyor… Valla işte hayat bu.. Yazıldıktan sonra kaçışı, dönüşü yok.

IMG_6536
Teatro Grande – Kast sınıfı kendine göre ayrı ayrı yerlere oturuyormuş. Eh bizim yüzyılda da bu ayrımı para çözüyor değil mi?
IMG_6567
Anfiteatro – Bizim gittiğimiz dönemde içeride çok özel bir sergi vardı. İçine girmeyi atlamayın.
IMG_6563
Bütün Pompeii boyunca heyecanla, biraz ürperti ile beklediğim an. Küller altında kalan vücudları görebilmek için bulunan bir teknikle vücudların kil mumyası çıkarılmış. Ölümle yaşam arasındaki ince çizgide son korunma çabalarını görmek insanı ayrı bir hüzne boğuyor..

 

Pompeii’nin hüznünden çıkmak için insanın kendini Positano’ya atması şartmış gerçekten de.. Bizim de gezimiz Pompeii anlarından sonra otele yerleşip, bir duş alıp akşama hızlıca hazırlanmakla geçti..

Positano…

Allah burayı hakikaten özene bözene yaratmış. Bir yar düşünün, inmesi çıkması zor, işte o yar’ın dibinde üstünde her yerinde minicik bir kasaba. Ama insanların burada yaşamak için gösterdiği özeni takdir ediyorum. Güneşi batırdık, harika bir akşam yemeği yedik, ertesi günde yol üzerinden geçerken fotoğraf çekimi için durduk. Yetmedi, yetemez, imkan yok :) Neden mi? Enerjisi bir harika. Sanki Bodrum çarşının 20 seneki önceki hali. Harika butikler, sanat galerileri var. Kaliteleri her hallerinden belli. Yani Avrupa’nın ve Amerika’nın ülkemize getirmek için reklam kampanyaları düzenlediğimiz turist profilini barındıran nokta. Fine dining’de inanılmaz alternatifler var. Biz akşam yemeği yediğimiz Chez Black’e vurulduk mesela. Valla gidin ya. :)

IMG_6585
Geceyi güneşi batırdığımız bir barda başladık. Ben klasik Bellini kadehini hemen elime alıverdim tabi :) Sahilde kimseciklerin kalmadığı, gökyüzünün renklerden renk beğendiği çok özel saatler bunlar.

 

Derken tam sahile indik. Bardayken gözümüze takılan bir kaç restaurant olmuştu ama tam sahil kesiminde bizim barın altına gelen bir tanesi enerjisi ile bizi aldı, içine çekti, ağırladı, eğledi, paketledi. Hakikaten şahane bir geceydi. Hani bir daha gitsem yine oraya giderim diyorum ama bazen o gecenin, yanınızdakinin o güzel enerjisi, sevgisi farklılaştırır ya mekanı, sanırım öyle özel kozmik bir andı bizim için :P

IMG_6604
Chez Black’den ışığı, enerjisi, mutluluğumuzu yansıtan bir anı. O kadar sevdik.

 

Positano’dan vaktimiz olmadığı için gidemediğimiz ama gözümüze güzel görünen, iyi yorumlar alan iki mekanı da paylaşmak isterim. Hani ben gidemedim ama belki siz gidersiniz, bir hayrım dokunsun diyerekten :)

La Zagara‪ Via dei Mulini,8/10, 84017 Positano, İtalya

Bu mekanda otel, restaurant ve cafesi var. Bahçesi harika. Kahve ve tatlı için güzel bir alternatif.

da Gabrisa – Hakikaten çok güzel manzarası var. Öğle ve akşam yemeği

‪Viale Pasitea, 221, 84017 Positano, İtalya +39 089 811 498 http://dagabrisa.it/menu/

 

Amalfi – Ravello – Salerno (2.Gün)

Akşam Positano’nun nefis etkisi ile güzel bir uyku çektikten sonra terasımızda kahvaltı yaptık. Amanın hem de nasıl bir kahvaltı. Yumurta, peynir, reçel. Tam Türk kahvaltısı olmasada ona yakındır canım. Kahve ve kruvasandan bıkan bizler için güzel bir değişiklik oldu.

Çok oyalanmadan yola koyulduk, önce yol üzerinde durarak klasik Positano fotoğraflarından çektik, sonrasında da Amalfi üzerinden Ravello ve de Salerno yapacak şekilde yola koyulduk. Ravello küçük bir şehir ama sanki turist pek sevmiyor gibi bir havası var. Arabayı küçültüp cebimize sokamadığımız için park yeri bulmakta inanılmaz zorlandık. 

Öğlen yemeği için Ravello’da Vedat Milor’un da önerisi olan Cumpa’ Cosimo‘yu gözümüze kestirmiştik. Açıkçası gerek dekorasyon, gerekse tuvaletlerin durumu bizden iyi not alamadı. Biraz özensiz bir mekan haline gelmiş yoğunluktan ama yiyecekler lezizdi. Özellikle deniz mahsullü ev yapımı spagetti’nin tadını unutamıyorum. İtalya’da bahşiş vermeden kalktığımız tek mekan dersek servisle ilgili yorumlarımızı da kısadan anlarsınız.

 

IMG_6650
Cumpa’ Cosimo – Deniz mahsüllü Spagetti. Ev yapımı olduğu ilk çataldan anlaşılıyordu.

 

Yemek sonrası yine yola koyulma anı gelmişti. Bir karar anı bizi bekliyordu. Ya dağlara doğru yukarı çıkacaktık, ya da sahil bölgesinden Salerno’ya doğru ilerleyecektik. Dağlar gerçekten çok zorlu bu bölgede. Bizim harita Salerno yönünü gösterdi.. Yolda giderken Erchie’de mola verdik. Durmaz olaydık. Sezon bildiğin bitmiş buralarda. Kaçarak uzaklaştık.

Son durağımız olan Salerno ise güzel, düzenli, keyifli bir şehir olarak aklımızda kaldı. Enerjisi yüksek, etraf bakımlı, temiz. Alışveriş ve Bellini molasından sonra yine yola koyulma vakti gelmişti. Hava da soğumuş mu ne, üzerimizdekiler yetmemeye başladı. E derken acıktık mı nedir? Hadi o zaman yola devam… :) Sahil yolundan 2-3 saatte otele dönmek gözümüzü yemediği için otobandan Napoli yönüne gidermiş gibi yapıp, Pompeii tarafından yine tünellerden gitmeyi planladık. Napoli yönünü bulmak bizim için biraz zor olsa da yine yollardaydık. Akşam yemeği için pizza istedi canımız. (8 günde sadece 2 defa yedik, aa demeyin). Hadi Sorrento’ya gidelim dedik ama o kadar yorulmuşuz ki mahalle pizzacısında durup yedik, kalanı da kahvaltı için paketlettik. Adamların mahalle pizzacıları bile bir şahane :)

IMG_6670
Belki farketmişsinizdir ama ben içimde kalmasın istedim. Benim tok halim yorgun falan olsam da ayrı bir şirindir :P

Eee ne demişler büyüklerimiz. Sayılı gün çabuk biter. Bizde gezimizin son günündeyiz. Ama relax olduğu kadar keşfetmeli de bir gün.

Sorrento – Sant’Agata – Massa Lubrense (3. Gün)

Bugün tam burun tarafına gitmeyi planlamıştık. Biraz Capri manzarası fena olmaz diyerekten. Aklımızda Massa Lubrense ve Sorrento vardı ama Massa’nın küçücük kasabası Sant’Agata sui Due Golfi bizi resmen baştan çıkardı. Minik mi minik bir kasaba ama çok güzel restaurantları var, bu tatilde ilk defa hissettim ben burda yaşarım duygusunu. Hani yolunuz düşerse uğrayın, görün. Eğer canınız biraz lüks çekiyorsa da Don Alfonso‘yu öneririm.  İnanılmaz lüks ve bakımlı bir otel ve restaurant. Şarap kavlarının genişliği Tripadvisor’da efsane olmuş :)

Sorrento’yu ayrı sevdik. Ne şahane bir yermiş. Amalfi’nin kalabalığı nasıl üzerime geldiyse burada içine girdik ama tık yok. Alışveriş ve hediyelik için güzel bir alternatif mekan. Yolu uzatma pahasına da olsa gidiniz, dolaşınız.

IMG_6683
Güzel Sorrento’da arkamız yar. Aşağıya inmek için 1 Euro verip asansöre binebiliyorsunuz.

 

IMG_6695
Sorrento’nun en iyi hediyelik alabileceğiniz mağazası. Meydan gibi bir yerde. İçinde ev yapımı, organik lezzetler var. Sabun, reçel, kırmızı biber gibi bir çok şey alabilirsiniz.

Maşallah iyi gezdikte, Sorrento ve Amalfi civarında nereyi göremediniz, neresi kaldı derseniz, zigzaglı San Michele tarafına gidemedik. Bir de komik olan 2. gün Positano – Amalfi arası neredeyse 1,5 saat sürünce yolda içimiz daraldı, Amalfi kasabası bize o kadar turistik, o kadar kalabalık geldi ki, sadece araba ile geçip doğruya Ravello’ya çıktık.

Araba seçimizi Fiat 500’den yana kullandık, şahaneydi.

IMG_6663
Eşime sürüşte gösterdiği özen ve dikkatten dolayı ayrıca teşekkür ediyorum :)

 

Not: Araba kiralama ve seçimi ile ilgili notlarımı İtalya gezimizin genel blogunda yazmıştım.

+

İtalya’da 8 gün kaldık, çok gezdik, dolayısı ile bir genel, bir de her bir bölge için ayrı postlar yazdım.

Genel yazıya buradan, Sicilya (Palermo ve Castellamare del Golfo) önerilerime buradan, Napoli önerilerime de buradan ulaşabilirsiniz.